4/6/2009 - 3 haziran Nazımı saygıyla anıyorum...
hayatı ıskalama lüksün yok senin !
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin. İki ucu keskin bıçaktır bu işin... Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman... Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. iyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "peki o ne yaptı" deme. herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. "acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana... Yine içeceksin rakını balığın yanında. üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. "yürek sesi ne?" bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu... Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Nazım Hikmet Ran
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/5/2009 - bilirsin..
Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak konuşulmamak bakılmamak hatta! Biraz korunmak biraz şımarmak... Bir kaç çeşit yemek yapmak İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek bi yerlerde çay içmek Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var! Neden mi? Herkesin eli tutulmaz herkesle film seyredilmez herkesle çekirdek çitlenmez herkesin kadını olunmaz da o yüzden! İçinden gelmeli... Hücrelerine kadar hissetmeli dna"larına kadar bilmeli insan! Düşünerek emin olunmaz bir anda ya olunur ya olunmaz. Bir de şu zamanın duvarları olmasa kafa da hiç karışmaz ya olsun! Oysa bazen tek bir söze ya da bir bakışa yıkılır bütün duvarlar... Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara! Sabahları uyandığımda "günaydın sevgilim" mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum! Çalışırken düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara... Gülümsediğim için daha çok çalışmak... Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi biri sevsin istiyorum beni hiç sevilmediğim gibi... Biri o kadar çok sevsin ki beni hatalarımı da sevsin istiyorum! O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun! Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum "neredesin" ; diye .. "Biliyo musun ne oldu?" ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya dinlesin işte. "Ya evet çok mühim bir şeyler olmuş" falan desin bi de sonunda... Şimdi ben istesem İstiklal caddesinde birinin elini tutup gezemezmıyım ? İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda film seyretmeyi de başarabilecek birini bulamazmıyım bi arasam? Şimdi ben yalnız olmak istemesem yalnız olur ve bunları da yazıyor olurmuydum? Hiç sanmam! Birinin elini tutmakla birinin elini sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var! Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da tutmuş gibi yaparsın işte. Ben yapmam! Bunu zaten bilirsin. Kimin elini tutacağını yani. Deneyerek bulmazsın. Sadece bilirsin. Bilmek! Açıklaması yok. Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle İstiklal caddesine gitmeyeceğim! Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye yemek yapmayacağım! Repliklerin bir anlamı yoksa kimseyle film seyretmeyeceğim. Zaten çekirdeği unutsun bile ,asla olmaz! Biri olsun ıstıyorum bı o olsun ılk ve son olsun ,ıstedıgım bu biraz korunmak biraz şımarmak...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/4/2009 - eksik birşey..
eksık bırsey var gozlerım neden sık sık dalıyor eksık bırsey var hayatımda gokyuzu bazen cıgerıme doluyor
oyle bır sey ki bu kolay anlatamam atsan atılmaz satsam satamam eksık bırsey var anlayamam bak cayım sıgaram herseyım tamam.
kalksam duraktan dolmus gıbı arka koltukta unutulmuş gıbı terlıklerımle gelsem sana sonunda askı bulmus gibi..
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/3/2009 - KABAHAT SENİN..
akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, demeğe de dilim varmıyor ama .. kabahatın çoğu senin, canım kardeşim...
NAZIM HIKMET
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
simdi kaybolma zamanı...kendimi dinleme zamanı ,dinleniyo olmuyacagım oysa ki:)bu kosturmacanın icinde...
yine dustum yolllara:) olmayacak duslerin pesindemiyim? bu sehir yetmezmis gibi o koskoca sehre alısmaya calsma fikride nerden cıktı ,bilmiyorum...bogulu caksak buyuk denizde bogulalm bari dusuncesimi ? ve donucek sıcak evimin ve bizimkilerin varoldugunu bilme dusuncesimi bilmiyorum... bu dusunce hep guven verdi cunku...
kanatları kullanmayalı uzun zaman olmus alısmaya calısyorlar bu yeni duruma .
Kategoriler
Arkadaşlarım
ozgurozgurerdem naneyapragi
|